Gayrimenkul (taşınmaz) mülkiyetinde en sık karşılaşılan ve mağduriyetlere ya da ciddi hak kayıplarına yol açabilen hukuki konulardan biri Önalım (Şufa) Hakkıdır. Hisseli bir tapunuz varsa veya hisseli bir taşınmazdan pay satın almayı düşünüyorsanız, önalım hakkının ne olduğunu ve son yapılan yasal değişiklikleri mutlaka bilmeniz gerekir.
Sizler için önalım hakkını, şartlarını, nasıl kullanılacağını ve son kanun değişikliklerini en sade haliyle bir araya getirdik.
Önalım hakkı (eski adıyla Şufa hakkı); paylı mülkiyete (hisseli tapuya) konu bir taşınmazda, hissedarlardan birinin kendi payını üçüncü bir kişiye (dışarıdan birine) satması halinde, diğer hissedarlara o payı öncelikle satın alma yetkisi veren yasal bir haktır.
Ahmet ve Mehmet, bir arsanın yarı yarıya (%50 - %50) hisse sahibi iki ortaktır. Ahmet, Mehmet’e haber vermeden kendi hissesini dışarıdan hiç tanınmayan Ali’ye satar. İşte bu durumda Mehmet, "Sen bu hisseyi dışarıdan birine satamazsın, satsan bile öncelik benim hakkımdır" diyerek Ali’ye satılan o hisseyi mahkeme yoluyla kendi adına tescil ettirebilir. Mehmet’in kullandığı bu hakka önalım hakkı denir.
Bir taşınmazda önalım hakkının kullanılabilmesi için kanunun aradığı temel şartlar şunlardır:
Tapunun Hisseli (Paylı Mülkiyet) Olması: Taşınmazın tapusunda birden fazla malik (paydaş) bulunmalıdır. Müstakil (tek kişiye ait) tapularda önalım hakkı söz konusu olamaz.
Payın Dışarıdan Birine (Üçüncü Kişiye) Satılmış Olması: Önalım hakkı sadece paydaş olmayan 3. kişilere yapılan satışlarda geçerlidir.
Gerçek Bir Satış İşleminin Bulunması: İşlemin tapuda satış veya satışa eşdeğer bir devir olarak yapılmış olması gerekir.
Süresi İçinde Dava Açılması: Kanunda belirtilen hak düşürücü süreler kaçırılmadan mahkemeye başvurulmalıdır.
Her satış veya devir işleminde önalım hakkı kullanılamaz. İstisna sayılan durumlar şunlardır:
Önalım hakkı, sadece ve sadece Alıcıya Karşı Dava Açarak kullanılır.
Sadece İhtarname Çekmek Yeterli Midir? Hayır! Noterden ihtarname çekmek, tapuya gidip dilekçe vermek veya şifahen istemek yeterli değildir. Hak sahibi mutlaka Asliye Hukuk Mahkemesi’nde "Önalım Nedeniyle Tapu İptali ve Tescil Davası" açmalıdır.
Yetkili Mahkeme: Taşınmazın bulunduğu yer Asliye Hukuk Mahkemesi'dir.
Önalım davalarında süreler çok katıdır ve hak düşürücü niteliktedir (yani süre geçerse hak tamamen kaybolur):
Noter Bildirimi Yapılmışsa (3 Ay): Satışı yapan hissedar veya yeni alıcı, satışı diğer hissedarlara noter aracılığıyla resmi olarak bildirirse; bildirimin tebliğ edildiği tarihten itibaren 3 AY içinde dava açılmalıdır.
Noter Bildirimi Yapılmamışsa (1 Yıl): Eğer satış diğer hissedarlara noterden bildirilmemişse, satış tarihinden itibaren en geç 1 YIL içinde dava açılmalıdır.
Son dönemde yapılan 7571 sayılı Kanun düzenlemesi ile Türk Medeni Kanunu'nun önalım hakkına ilişkin maddelerinde devrim niteliğinde iki büyük değişiklik yapılmıştır:
Eski Uygulama: Eskiden davacı önalım hakkını kullanırken, tapuda gösterilen satış bedeli (çoğunlukla düşük gösterilen bedel) ne ise o parayı mahkeme veznesine yatırıp hisseyi alabiliyordu.
Yeni Düzenleme: Artık önalım bedeli tapudaki bedel üzerinden değil, mahkemece bilirkişi aracılığıyla belirlenecek güncel "RAYİÇ BEDEL" (piyasa değeri) üzerinden ödenmektedir. Hak sahibi, hâkimin belirleyeceği bu rayiç bedeli ve alıcıya düşen tapu giderlerini verilen kesin süre içinde yatırmak zorundadır. Yatırılmazsa dava reddedilir.
Önemli Not: Bu rayiç bedel kuralı, yeni kanundan önce açılmış ve halen devam eden (derdest) tüm davalar için de geçerlidir.
Yazar: Avukat Berat YILDIRIM