İçindekiler
- 1. Danıştay kararına konu olayda ne yaşandı?
- 2. Danıştay neye karar verdi?
- 3. Ceza mahkemesi kararı kesinleşmeden görevden çıkarılmak mümkün müdür?
- 4. Hakkınızda ceza kararı varsa hangi hususlara dikkat etmelisiniz?
- 5. Görevden çıkarma işlemi hukuka aykırıysa ne yapılabilir?
- Sonuç
- İçindekiler
- Bu başlıktaki diğer konular
Kesinleşmemiş Ceza Kararı Nedeniyle Görevden Çıkarılabilir misiniz? Danıştay'dan Önemli Karar
Hakkınızda bir ceza davası açılmış veya hapis cezasına hükmedilmiş olması, kamu görevinden çıkarılmanızın her durumda hukuka uygun olduğu anlamına gelmez. Özellikle idarenin görevden çıkarma işlemine dayanak aldığı mahkûmiyet kararının henüz kesinleşmemiş olması, işlemin hukuka uygunluğu bakımından önem taşıyabilir.
Danıştay 12. Dairesinin 24.02.2021 tarihli, E. 2020/4583 ve K. 2021/968 sayılı kararı, bu konuda önemli bir örnektir. Danıştay, henüz kesinleşmemiş bir mahkûmiyet kararına dayanılarak sözleşmeli uzman erbaşın sözleşmesinin feshedilmesini hukuka aykırı bulmuştur.
Peki, bu karar vatandaşlar açısından ne anlama geliyor? Ceza mahkemesi kararı kesinleşmeden memur veya askerlik personeli görevden çıkarılabilir mi? Böyle bir işlemle karşılaşıldığında hangi hukuki yollar izlenebilir?
1. Danıştay kararına konu olayda ne yaşandı?
Türk Silahlı Kuvvetlerinde sözleşmeli uzman erbaş olarak görev yapan bir kişi, konut dokunulmazlığının ihlali suçundan 1 yıl 3 ay hapis cezasına mahkûm edilmiştir.
Ceza mahkemesinin kararı, ilk aşamada temyiz edilmediği gerekçesiyle kesinleşmiş kabul edilmiştir. Bunun üzerine idare, 3269 sayılı Uzman Erbaş Kanunu hükümlerini esas alarak personelin sözleşmesini feshetmiştir.
Ancak personel, mahkûmiyet kararının kendisine usulüne uygun şekilde tebliğ edilmediğini belirterek ceza mahkemesine başvurmuştur. Ceza mahkemesi, tebligatın usulsüz olduğunu tespit etmiş ve 21.07.2016 tarihli ek kararıyla hükmün infazının durdurulmasına karar vermiştir. Ayrıca dosyanın temyiz incelemesi için ilgili mercie gönderilmesine hükmedilmiştir.
Bunun üzerine personel, görevine iade edilmek amacıyla idareye başvurmuş; talebinin reddedilmesi üzerine sözleşmesinin feshi işleminin iptali için idari yargıda dava açmıştır.
İlk derece idare mahkemesi, mahkûmiyet kararının hukuka uygun şekilde kesinleşmediğini dikkate alarak sözleşmenin feshi işlemini iptal etmiştir. Bölge idare mahkemesi ise ceza kararının infazının usule ilişkin bir nedenle durdurulduğunu ve ceza yargılaması ile idari yaptırımların birbirinden bağımsız değerlendirilebileceğini belirterek davayı reddetmiştir.
Dosyayı inceleyen Danıştay 12. Dairesi, bölge idare mahkemesinin kararını hukuka uygun bulmamış ve bozmuştur.
2. Danıştay neye karar verdi?
Danıştay, sözleşmenin feshedilmesine dayanak yapılan mahkûmiyet kararının usulsüz tebligat nedeniyle hukuka aykırı biçimde kesinleştirildiğini dikkate almıştır.
Ceza mahkemesinin ek kararıyla hükmün infazının durdurulmuş ve kararın kesinleşmediğinin ortaya çıkmış olması karşısında, henüz kesinleşmemiş bu mahkûmiyet kararına dayanılarak sözleşmenin feshedilmesini hukuka aykırı bulmuştur.
Bu nedenle Danıştay, davanın reddedilmesine ilişkin bölge idare mahkemesi kararını bozmuştur.
Kararın temel mesajı şudur: İdarenin görevden çıkarma veya sözleşme feshi işlemine dayanak aldığı mahkûmiyet kararının hukuken kesinleşip kesinleşmediği mutlaka değerlendirilmelidir. Kesinleşmediği ortaya çıkan bir mahkûmiyet kararına dayanılarak tesis edilen işlem, hukuka aykırı olabilir.
Karar, Danıştay 12. Dairesinin 24.02.2021 tarihli, E. 2020/4583 ve K. 2021/968 sayılı kararıdır.
3. Ceza mahkemesi kararı kesinleşmeden görevden çıkarılmak mümkün müdür?
Bu sorunun cevabı, görev yapılan statüye, uygulanan mevzuata ve görevden çıkarma işleminin hangi hukuki nedene dayandırıldığına göre değişir.
Öncelikle iki durum birbirinden ayrılmalıdır:
Birinci durum: Görevden çıkarma işleminin doğrudan mahkûmiyet kararına dayandırılması
İdare, ilgili mevzuat uyarınca belirli bir mahkûmiyet kararının varlığını görev veya sözleşme şartlarının kaybedilmesi için gerekçe gösteriyorsa, o kararın kesinleşip kesinleşmediği önem kazanabilir.
İncelediğimiz Danıştay kararında, sözleşme feshi işleminin dayanağı olan mahkûmiyet kararının usulsüz tebligat nedeniyle hukuka uygun biçimde kesinleşmediği belirlenmiştir. Danıştay, bu somut olayda henüz kesinleşmemiş mahkûmiyet kararına dayanılarak sözleşmenin feshedilmesini hukuka aykırı bulmuştur.
İkinci durum: Ceza davasından bağımsız bir idari veya disiplin işlemi uygulanması
Bir ceza davasının devam ediyor olması, idarenin her durumda hiçbir işlem yapamayacağı anlamına gelmez. İdari veya disiplin işleminin dayanağı farklı olabilir ve ilgili mevzuat çerçevesinde ayrıca değerlendirilmesi gerekebilir.
Örneğin kamu görevlisi hakkında ceza yargılaması devam ederken disiplin soruşturması yürütülmesi, şartları varsa mümkün olabilir. Ancak disiplin işleminin hukuka uygunluğu; isnat edilen fiil, deliller, uygulanacak mevzuat ve savunma hakkı gibi unsurlar dikkate alınarak belirlenir.
Bu nedenle, “Ceza kararı kesinleşmeden hiçbir kamu görevlisi görevden çıkarılamaz.” şeklinde mutlak bir sonuca varmak doğru değildir. Doğru değerlendirme, işlemin hangi hukuki sebebe dayandığının ve mevzuatın kesinleşme şartı arayıp aramadığının incelenmesini gerektirir.
4. Hakkınızda ceza kararı varsa hangi hususlara dikkat etmelisiniz?
Hakkında ceza kararı bulunduğu gerekçesiyle görevden çıkarılan veya sözleşmesi feshedilen bir kişinin, öncelikle idari işlemin dayanağını ve ceza dosyasının durumunu incelemesi gerekir.
Bu kapsamda şu hususlar önem taşır:
- Mahkûmiyet kararı kesinleşmiş mi? Kararın kesinleşme şerhi ve kanun yolu süreci kontrol edilmelidir.
- Tebligat usulüne uygun yapılmış mı? Usulsüz tebligat, kanun yoluna başvuru ve kesinleşme bakımından önemli sonuçlar doğurabilir.
- İdari işlem hangi mevzuata dayanıyor? İşlemin kanuni dayanağı, ilgili statüye ilişkin özel hükümlerle birlikte incelenmelidir.
- İşlem doğrudan mahkûmiyete mi dayanıyor, yoksa bağımsız bir disiplin değerlendirmesi mi içeriyor? Bu ayrım, hukuki değerlendirmenin kapsamını değiştirebilir.
- İptal davası açma süresi devam ediyor mu? İdari işlemlere karşı dava açma süreleri sınırlıdır. Süre, işlemin türüne ve uygulanacak özel düzenlemelere göre belirlenmelidir.
Özellikle mahkûmiyet kararının kesinleşmediği veya kesinleşme işleminin usulsüz olduğu ileri sürülüyorsa, bu durumun ilgili belgelerle ortaya konulması önemlidir.
5. Görevden çıkarma işlemi hukuka aykırıysa ne yapılabilir?
Kamu görevinden çıkarma veya sözleşme feshi işleminin hukuka aykırı olduğu düşünülüyorsa, işlemin iptali için idari yargı yoluna başvurulması gündeme gelebilir.
İzlenecek yol, kişinin memur, sözleşmeli personel, uzman erbaş veya başka bir kamu personeli statüsünde bulunmasına ve işlem türüne göre değişebilir.
Genel olarak şu belgelerin incelenmesi yararlı olacaktır:
- Görevden çıkarma veya sözleşme feshi işlemi ve gerekçesi.
- Ceza mahkemesinin gerekçeli kararı.
- Kararın kesinleşme durumunu gösteren belgeler.
- Tebligat evrakı ve varsa kanun yoluna ilişkin kararlar.
- İdareye yapılan başvurular ve bunlara verilen cevaplar.
İdari işlemin iptali davasında, işlemin dayanağının hukuka uygun olup olmadığı somut olay üzerinden değerlendirilir. İptal davası açılması tek başına işlemin uygulanmasını otomatik olarak durdurmaz; koşulları varsa yürütmenin durdurulması da ayrıca talep edilebilir.
Dava açma süresinin kaçırılmaması için işlem ve tebligat tarihleri gecikmeden kontrol edilmelidir.
Sonuç
Danıştay 12. Dairesinin E. 2020/4583, K. 2021/968 sayılı kararı, görevden çıkarma veya sözleşme feshi işlemlerinde mahkûmiyet kararının hukuki durumunun önemini ortaya koymaktadır.
Somut olayda, usulsüz tebligat nedeniyle hukuka aykırı biçimde kesinleştirilen ve sonrasında kesinleşmediği ortaya çıkan mahkûmiyet kararına dayanılarak sözleşme feshedilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
Bununla birlikte karar, ceza yargılaması devam eden her kamu görevlisinin mutlaka görevde kalacağı anlamına gelmez. Her uyuşmazlıkta işlemin hukuki dayanağı, personelin statüsü ve uygulanacak mevzuat ayrı ayrı incelenmelidir.
Hukuki dayanak: Danıştay 12. Daire, 24.02.2021 tarihli, E. 2020/4583, K. 2021/968 sayılı karar; 3269 sayılı Uzman Erbaş Kanunu'nun 12. maddesi.
Bilgilendirme notu: Bu yazı genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Somut olayda izlenecek yol ve uygulanacak süreler, ilgili belgeler ve yürürlükteki mevzuat incelenerek belirlenmelidir.
Dikkat: Hukuk sisteminde atılacak hatalı bir adım veya kaçırılan tek bir yasal süre, haklılığınızı tamamen ortadan kaldırabilir. Haklarınızı eksiksiz korumak ve riske atmamak için sürecinizi mutlaka uzman bir avukatla takip ediniz.
Yazar : Avukat Berat YILDIRIM