İçindekiler
BOŞANMA DAVALARI VE HUKUKİ REHBERİ
I. BOŞANMA DAVASI NEDİR?
Boşanma davası; evlilik birliği devam ederken eşler arasında ortaya çıkan uyumsuzluklar veya kanunun suç/haksız fiil kabul ettiği eylemler neticesinde, evlilik bağının hukuken kaldırılması talebiyle açılan yenilik doğurucu (inşai) bir aile hukuku davasıdır.
-
Görevli Mahkeme: Boşanma davalarında görevli mahkeme Aile Mahkemesi'dir. Aile Mahkemesinin bulunmadığı ilçe veya yerleşim yerlerinde ise dava, Asliye Hukuk Mahkemesi'nde (Aile Mahkemesi Sıfatıyla) açılır.
-
Yetkili Mahkeme (TMK m. 168): Boşanma veya ayrılık davalarında yetkili mahkeme, eşlerden birinin yerleşim yeri veya davadan önce son defa altı aydan beri birlikte oturdukları yer mahkemesidir.
-
Geçici Önlemler (TMK m. 169): Boşanma davası açıldığında hâkim; davanın devamı süresince eşlerin barınmasına, geçimine (tedbir nafakası), malların yönetimine ve çocukların bakım ile korunmasına (geçici velayet ve kişisel ilişki) ilişkin tedbirleri re'sen (kendiliğinden) alır.
Örnek: Eşler arasındaki anlaşmazlık derinleştiğinde, tarafların kendi aralarında "Seni boşadım" demesi, dini nikah tazelemesi veya evleri ayırarak ayrı yaşamaları evlilik birliğini hukuken sona erdirmez. Evlilik bağı ancak Aile Mahkemesi hâkiminin kararı ve bu kararın kesinleşmesiyle ortadan kalkar.
II. BOŞANMA DAVASINI KİM AÇABİLİR?
Türk Medeni Kanunu uyarınca boşanma davası açma hakkı kişiye sıkı sıkıya bağlı haklardandır.
-
Eşlerin Dava Hakkı: Cinsiyet ayrımı olmaksızın evli olan kadın veya erkekten her biri boşanma davası açma hakkına sahiptir.
-
Kusur İlkesi ve Davacı Sıfatı (TMK m. 166/2): Evlilik birliğinin temelinden sarsılması (genel sebep) nedeniyle açılan davalarda, davacının kusuru davalıdan daha ağır ise davalının açılan davaya itiraz hakkı vardır. Ancak bu itiraz hakkın kötüye kullanılması niteliğinde ise ve evliliğin devamında davalı ve çocuklar bakımından korunmaya değer bir yarar kalmamışsa hâkim yine boşanmaya karar verebilir. Özel boşanma sebeplerinde (zina, hayata kast vb.) ise mağdur olan eş doğrudan dava açabilir.
-
Ayırt Etme Gücü Bulunmayanların Durumu: Ayırt etme gücü olmayan veya kısıtlanan eşler adına dava açılması veya takibi yasal temsilcileri (vasi/kayyım) aracılığıyla yürütülür.
Örnek: Eşinden sürekli psikolojik şiddet ve hakaret gören bir kadın ya da evlilik yükümlülüklerini terk ederek ortak konutun giderlerine katılmayan eşine karşı koca, Aile Mahkemesine başvurarak tek taraflı boşanma davası açabilir.
III. ANLAŞMALI BOŞANMA DAVASININ ŞARTLARI NELERDİR?
Anlaşmalı boşanma; eşlerin boşanmanın tüm hukuki ve mali sonuçları ile çocukların durumu üzerinde tam bir uzlaşıya vararak evliliği sona erdirmeleridir.
TMK m. 166/3 Uyarınca Anlaşmalı Boşanmanın 5 Temel Şartı:
-
Evliliğin En Az 1 Yıl Sürmüş Olması: Resmi nikah tarihinden itibaren en az 1 tam yılın geçmiş olması şarttır. 1 yıldan kısa süren evliliklerde anlaşmalı boşanma davası açılamaz; dava ancak çekişmeli olarak yürütülebilir.
-
Eşlerin Birlikte Başvurması veya Davanın Kabul Edilmesi: Eşler mahkemeye ortak bir dilekçe ile başvurmalı ya da bir eşin açtığı boşanma davasını diğer eş duruşmada kabul etmelidir.
-
Anlaşmalı Boşanma Protokolü Düzenlenmesi: Eşlerin;
- Maddi ve manevi tazminat talepleri,
- Yoksulluk ve iştirak nafakası miktarları,
- Velayet ve çocukla kişisel ilişki kurulması esasları,
- Ev eşyaları ve ziynet eşyalarının paylaşımı
konularında tam olarak anlaşarak yazılı bir protokol imzalamaları gerekir.
-
Hâkimin Tarafları Bizzat Dinlemesi: Bizzat dinleme ilkesi emredicidir. Tarafların avukatları olsa dahi, her iki eş de duruşmada bizzat hazır bulunarak boşanma iradelerini hâkim önünde özgürce açıklamalıdır.
-
Hâkimin Protokolü Uygun Bulması: Hâkim, çocukların ve tarafların menfaatini gözeterek protokolde gerekli gördüğü değişiklikleri yapabilir. Taraflar bu değişiklikleri kabul ederse boşanmaya hükmolunur.
Örnek: 2 yıldır evli olan A ve B, evliliklerini sonlandırmaya karar vermişlerdir. Hazırladıkları protokolde çocuğun velayetinin anneye verileceğini, babanın aylık 5.000 TL iştirak nafakası ödeyeceğini ve tazminat taleplerinin olmadığını belirtmişlerdir. Duruşmada hâkim karşısına çıkıp bu iradelerini bizzat beyan ettiklerinde dava tek celsede sonuçlanır.
IV. BOŞANMA SEBEPLERİ NELERDİR? (GENEL VE ÖZEL SEBEPLER AYRIMI)
Türk Medeni Kanunu’nda boşanma sebepleri Genel Boşanma Sebepleri ve Özel Boşanma Sebepleri olmak üzere iki ana başlık altında düzenlenmiştir:
BOŞANMA SEBEPLERİ
│
┌───────────────────┴───────────────────┐
▼ ▼
GENEL SEBEPLER ÖZEL SEBEPLER
(TMK m. 166) (TMK m. 161-165)
├─ Evlilik Birliğinin Sarsılması ├─ Zina (Aldatma)
├─ Anlaşmalı Boşanma ├─ Hayata Kast / Pek Kötü Muamele
└─ Fiili Ayrılık (Eylemli Ayrılık) ├─ Suç İşleme / Haysiyetsiz Hayat
├─ Terk
└─ Akıl Hastalığı
A) Genel Boşanma Sebepleri (TMK m. 166)
-
Evlilik Birliğinin Temelinden Sarsılması (Şiddetli Geçimsizlik - TMK m. 166/1): Ortak hayatı sürdürmeleri eşlerden beklenmeyecek derecede evlilik birliğinin kökünden sarsılmasıdır.
- Uygulamadaki Örnekler: Eşe ve ailesine ağır hakaretlerde bulunmak, fiziksel/psikolojik şiddet uygulamak, güven sarsıcı davranışlar sergilemek, eşe ilgi göstermemek, cinsel ilişkiden kaçınmak, kumar veya alkol bağımlılığı nedeniyle aileyi mağdur etmek.
-
Anlaşmalı Boşanma (TMK m. 166/3): En az 1 yıllık evliliklerde eşlerin uzlaşarak boşanmasıdır.
-
Fiili Ayrılık / Eylemli Ayrılık (TMK m. 166/4): Boşanma sebeplerinden biriyle açılmış bir davanın reddine karar verilmesi ve bu kararın kesinleştiği tarihten itibaren 1 yıl geçmiş olması halinde, her ne sebeple olursa olsun ortak hayat yeniden kurulamamışsa eşlerden birinin talebiyle boşanmaya karar verilir. (Not: Kanundaki 3 yıllık süre güncel yasal düzenlemeyle 1 yıla indirilmiştir).
V. ÖZEL BOŞANMA SEBEPLERİ NELERDİR?
Özel boşanma sebepleri kanunda sınırlı sayıda (numerus clausus) sayılmış olup, olay tespit edildiğinde hâkim doğrudan boşanmaya karar verir; ayrıca evliliğin çekilmez hale gelip gelmediğini araştırmaz (terk ve akıl hastalığındaki özel şartlar hariç).
1. Zina (Aldatma - TMK m. 161)
-
Tanımı: Eşlerden birinin, evlilik birliği devam ederken karşı cinsten üçüncü bir kişiyle kendi rızasıyla cinsel ilişkide bulunmasıdır.
-
Hak Düşürücü Süre: Zina eylemini öğrenmeden itibaren 6 ay ve her halde zinanın işlenmesinden itibaren 5 yıl geçmekle dava hakkı düşer. Eşini affeden tarafın dava hakkı yoktur.
- Örnek: Eşinin başka bir kişiyle otelde konaklayıp cinsel ilişkide bulunduğunu otel ve kamera kayıtlarıyla tespit eden taraf, durumu öğrendiği tarihten itibaren 6 ay içinde zina sebebiyle boşanma davası açabilir.
2. Hayata Kast, Pek Kötü veya Onur Kırıcı Davranış (TMK m. 162)
- Hayata Kast: Eşin diğer eşi öldürme kastıyla hareket etmesidir (Örn: Zehirlemeye çalışmak, araçla ezmeye çalışmak).
- Pek Kötü Davranış: Vücut bütünlüğüne ve sağlığa yönelik ağır saldırılardır (Örn: Ağır darp, aç veya susuz bırakmak, odaya kilitlemek).
- Ağır Derecede Onur Kırıcı Davranış: Kişilik haklarına ve iffete yönelik ağır aşağılama ve hakaretlerdir.
- Hak Düşürücü Süre: Öğrenmeden itibaren 6 ay, her halde 5 yıl içinde açılmalıdır. Affeden eşin dava hakkı kalmaz.
- Örnek: Eşine kesici aletle saldıran veya sistemli şekilde ağır fiziksel şiddet uygulayan kişiye karşı bu madde uyarınca dava açılır.
3. Suç İşleme ve Haysiyetsiz Hayat Sürme (TMK m. 163)
- Suç İşleme: Eşlerden birinin küçük düşürücü/yÜz kızartıcı bir suç işlemesidir (Örn: Hırsızlık, dolandırıcılık, rüşvet, cinsel taciz).
- Haysiyetsiz Hayat Sürme: Toplumun namus, şeref ve ahlak anlayışına aykırı bir yaşam tarzını sürekli hale getirmektir (Örn: Uyuşturucu ticareti veya bağımlılığı, kumarhanecilik, randevuevi işletmek).
- Şartı: Bu durum sebebiyle diğer eş için ortak hayatın çekilmez hale gelmiş olması gerekir. Dava her zaman açılabilir, özel bir hak düşürücü süresi yoktur.
4. Terk (TMK m. 164)
-
Şartları: Eşlerden birinin evlilik yükümlülüklerini yerine getirmemek amacıyla ortak konutu terk etmesi veya haklı bir sebep olmadan eve dönmemesidir. Eşini evden kovan veya eve girmesini engelleyen taraf da terk etmiş sayılır.
-
Usulü ve İhtar Süreci:
- Ayrılık en az 6 ay sürmüş ve devam ediyor olmalıdır.
- Terk süresinin 4. ayı bittiğinde, mahkeme veya noter aracılığıyla terk eden eşe "2 ay içinde ortak konuta dön" ihtar çekilir.
- İhtarda dönülecek evin adresi, yol giderinin yatırıldığı ve dönmemesi halinde doğacak sonuçlar açıkça belirtilir.
- İhtarın tebliğ edilmesinden itibaren 2 ay geçmesine rağmen eş haklı bir sebep olmaksızın eve dönmezse (toplam 6 ay dolduğunda) terk sebebiyle dava açılır.
5. Akıl Hastalığı (TMK m. 165)
- Şartları: Eşlerden birinin akıl hastası olması, bu hastalığın iyileşmesine olanak bulunmadığının resmî sağlık kurulu raporuyla tespit edilmesi ve bu durumun diğer eş için ortak hayatı çekilmez hale getirmesidir.
- Örnek: Şizofreni veya paranoya gibi ağır akıl hastalığına yakalanan ve hastane sağlık kurulu raporuyla iyileşemeyeceği belgelenen eşe karşı diğer eş akıl hastalığı sebebiyle dava açabilir.
VI. BOŞANMA DAVASINDA TAZMİNAT VE NAFAKA HAKLARI
-
Maddi Tazminat (TMK m. 174/1): Boşanma yüzünden mevcut veya beklenen menfaatleri zedelenen kusursuz veya daha az kusurlu taraf, kusurlu taraftan maddi tazminat isteyebilir.
-
Manevi Tazminat (TMK m. 174/2): Boşanmaya sebep olan olaylar yüzünden kişilik hakkı saldırıya uğrayan taraf (şiddet gören, aldatılan, ağır hakarete uğrayan), kusurlu eşten manevi tazminat talep edebilir.
-
Yoksulluk Nafakası (TMK m. 175): Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak şartıyla diğer taraftan mali gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir.
-
İştirak Nafakası (TMK m. 182): Velayet kendisine verilmeyen anne veya babanın, çocuğun bakım, eğitim ve sağlık giderleri için ödediği katkı payıdır.
Boşanma davaları usuli bilgi birikimi ve hukuki destek gerektirir. Mutlaka bir avukattan yardım alınız.
Yazar: Avukat Berat YILDIRIM