Avukat Berat YILDIRIM

Avukatlık & Arabuluculuk & Danışmanlık Hizmetleri

Ana Sayfa / İcra Takipleri

İlamlı İcra Takibi

Mahkeme kararları olan ilamların nasıl icraya konulduğunu ve süreçlerin nasıl ilerlediğini aşağıda anlattık:

Arabulucu & Avukat Berat YILDIRIM·

İçindekiler
  1. I. İLAMLI İCRA TAKİBİ NEDİR?
  2. II. HANGİ BELGELERLE İLAMLI İCRA TAKİBİ BAŞLATILABİLİR? (İİK m. 38)
  3. 1. Mahkeme İlamları:
  4. 2. İlam Mahiyetini Haiz (İlam Niteliğindeki) Belgeler (İİK m. 38):
  5. III. İLAMLI İCRA TAKİBİNİN İLAMSIZ İCRADAN TEMEL FARKLARI
  6. IV. KESİNLEŞMEDEN İCRAYA KONULAMAYACAK İLAM İSTİSNALARI
  7. V. AŞAMA AŞAMA İLAMLI İCRA TAKİBİ SÜRECİ
  8. VI. İLAMLI İCRA TAKİBİNDE ZAMANAŞIMI (İİK m. 39)
  9. ⚠️ ÖNEMLİ HUKUKİ UYARI
  10. İçindekiler
  11. Bu başlıktaki diğer konular

İLAMLI İCRA TAKİBİ NEDİR? NASIL YAPILIR?

Türk icra ve iflas hukukunda alacaklıların haklarına en hızlı ve en etkili şekilde kavuşmalarını sağlayan cebri icra kanallarından biri İlamlı İcra Takibidir. Bir mahkeme kararına (ilama) veya kanunen ilam niteliğindeki bir belgeye dayanılarak başlatılan bu takip türü, borçlunun haksız itirazlarıyla takibin durdurulmasını engelleyen güçlü bir hukuki koruma sağlar.

2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu (İİK) ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) hükümleri çerçevesinde ilamlı icra takibinin tanımı, ilam niteliğindeki belgeler, ilamsız takipten farkları, kesinleşme şartı aranan kararlar, takip aşamaları ve icranın geri bırakılması (tehiri icra) süreçleri aşağıda detaylandırılmıştır:


I. İLAMLI İCRA TAKİBİ NEDİR?

İlamlı İcra Takibi; bir mahkeme yargılaması sonucunda verilen ve eda hükmü içeren mahkeme kararlarına (ilamlara) veya kanunun açıkça ilam gücünde saydığı belgelere dayanılarak icra dairesi nezdinde başlatılan cebri icra takibidir.

İlamsız icra takibinden farklı olarak ilamlı icrada alacağın varlığı, miktarı ve haklılığı daha önce bir yargı merciince inceleyip karara bağlandığından; borçlunun icra dairesine yapacağı basit bir itiraz takibi durdurmaz.


II. HANGİ BELGELERLE İLAMLI İCRA TAKİBİ BAŞLATILABİLİR? (İİK m. 38)

İlamlı icra takibi yapabilmek için alacaklının elinde bir mahkeme ilamı veya kanunda ilam mahiyetinde sayılan belgelerden birinin bulunması zorunludur.

1. Mahkeme İlamları:

  • Hukuk, ceza veya idari yargı mahkemelerince verilen ve bir şeyin ödenmesini, teslimini veya yapılmasını/yapılmamasını emreden eda hükmü içeren mahkeme kararları.
  • Hakem kararları (Tahkim yargılaması sonucu verilen kararlar).

2. İlam Mahiyetini Haiz (İlam Niteliğindeki) Belgeler (İİK m. 38):

  • Mahkeme huzurunda yapılan sulhlar ve kabuller.
  • Para borcu ikrarını içeren re'sen tanzim edilen noter senetleri.
  • İstinaf ve temyiz kefaletnameleri.
  • İcra dairesindeki kefaletler (Bu kefaletler kanunen müteselsil kefalet hükmündedir).

III. İLAMLI İCRA TAKİBİNİN İLAMSIZ İCRADAN TEMEL FARKLARI

  1. Yetki Sınırlaması Yoktur (İİK m. 34): İlamsız icrada borçlunun yerleşim yeri icra dairesi yetkili iken; ilamlı icra takibi Türkiye’deki her icra dairesinden talep edilebilir. Borçlunun yetki itirazında bulunma hakkı yoktur.
  2. Ödeme Emri Yerine İcra Emri Gönderilir (İİK m. 32): Borçluya "Ödeme Emri" değil, kanuni ihtarları içeren "İcra Emri" tebliğ edilir.
  3. İtiraz İle Takip Durmaz: Borçlu, icra dairesine dilekçe vererek takibi durduramaz. Takibin durması ancak mahkemeden İcranın Geri Bırakılması (Tehiri İcra) kararı getirilmesiyle mümkündür.
  4. Konu Sınırlaması Bulunmaz: İlamsız icra sadece para ve teminat alacakları için mümkünken; ilamlı icra ile para alacağı, taşınır teslimi, taşınmaz tahliye ve teslimi veya bir işin yapılması/yapılmaması talep edilebilir.

IV. KESİNLEŞMEDEN İCRAYA KONULAMAYACAK İLAM İSTİSNALARI

Kural olarak mahkeme kararlarının icraya konulabilmesi için kesinleşmiş olması şart değildir; ilk derece mahkemesi kararı tefhim veya tebliğ edildikten sonra doğrudan takibe konulabilir. Ancak kanun koyucu kamu düzeni ve telafisi imkansız zararları önlemek amacıyla bazı kararların kesinleşmeden icra edilmesini yasaklamıştır:

  • Taşınmaz Mal İle İlgili Ayni Haklara İlişkin İlamlar (HMK m. 350/2): Mülkiyet, tescil, tapu iptali, irtifak hakları ve şuf'a davalarına ilişkin kararlar kesinleşmedikçe icra takibine konulamaz.
  • Ailenin ve Kişilerin Hukukuna İlişkin İlamlar (HMK m. 350/2): Boşanma, soybağı, babalık, velayet ve ad-soyad değiştirme kararları kesinleşmeden takip konusu yapılamaz. (Ancak boşanma ilamının eklentisi niteliğindeki tedbir/yoksulluk nafakaları kesinleşmeden icra edilebilir).
  • Ceza Mahkûmiyetine İlişkin Tazminat ve Yargılama Giderleri: Ceza mahkemesi kararlarındaki tazminat ve vekalet ücreti hükümleri kesinleşmeden takibe konulamaz.
  • Kira Tespit İlamları ve Sayıştay İlamları.
  • Yabancı Mahkeme Kararlarının Tenfizine İlişkin İlamlar.

V. AŞAMA AŞAMA İLAMLI İCRA TAKİBİ SÜRECİ

İlamlı icra takibinin aşamaları sırasıyla şu şekildedir:

  • 1. Takip Talebinin Oluşturulması (İİK m. 35): Alacaklı veya vekili avukat; mahkeme ilamını ve hesap tablosunu (alacak kalemi, faiz, yargılama gideri ve vekalet ücreti) ekleyerek yetkili/seçtiği herhangi bir icra dairesine UYAP üzerinden veya fiziken takip talebinde bulunur.
  • 2. İcra Emrinin Düzenlenmesi ve Tebliği (İİK m. 32): İcra dairesi, ilamdaki hükme uygun olarak borçluya bir İcra Emri tanzim edip tebliğ eder. İcra emrinde borçluya 7 gün içinde borcu ödemesi veya ilam hükmünü yerine getirmesi, aksi takdirde haciz tatbik olunacağı ihtar edilir.
  • 3. Ödeme veya İcranın Geri Bırakılması (İİK m. 33 & m. 36): Borçlu 7 gün içinde borcunu öderse takip sonlanır. Borçlu ilamı üst mahkemeye (İstinaf/Yargıtay) taşımışsa, dosya borcunu teminat olarak yatırıp İcranın Geri Bırakılması (Tehiri İcra) kararı getirerek takibi durdurabilir.
  • 4. Haciz ve Muhafaza İşlemleri: 7 günlük kanuni süre dolmasına rağmen borç ödenmez ve icranın geri bırakılması kararı getirilmezse; alacaklının talebi üzerine borçlunun banka hesaplarına, araçlarına, taşınmazlarına ve üçüncü kişilerdeki alacaklarına derhal haciz konulur.

VI. İLAMLI İCRA TAKİBİNDE ZAMANAŞIMI (İİK m. 39)

İlamlı icra takibinde zamanaşımı süreleri İİK m. 39 ile özel olarak düzenlenmiştir:

  • 10 Yıllık Genel Zamanaşımı (İİK m. 39/1): İlama dayanan takip, ilamın kesinleşmesinden veya son icra işleminden itibaren 10 yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. 10 yıl boyunca hiçbir işlem yapılmayan dosyalarda borçlu zamanaşımı itirazında bulunabilir.
  • İstisnalar: Taşınmaz mülkiyetine ve ayni haklara ilişkin ilamlar ile aile ve kişiler hukukuna ilişkin eda hükmü içeren ilamlar zamanaşımına tabi değildir; her zaman takibe konulabilir.
  • Noter Senetlerinde Zamanaşımı (İİK m. 39/2): Noter senetlerine dayanan takipler, senedin hukuki mahiyetine göre Türk Borçlar Kanunu veya Türk Ticaret Kanunu’nda belirtilen özel zamanaşımı sürelerine tabidir.

⚠️ ÖNEMLİ HUKUKİ UYARI

İlamlı icra takibi süreçleri; kesinleşme şartı aranan kararların tespiti, 7 günlük icra emri süreleri, İİK m. 36 kapsamındaki mehil vesikası ve tehiri icra teminat mektubu kurgusu ile 10 yıllık zamanaşımı hesaplamaları bakımından son derece teknik ve hak kayıpları doğurabilecek usul kurallarına tabidir.

Mahkemece lehinize verilen kararın eksiksiz tahsil edilmesi veya haksız icra emirlerine karşı haklarınızın korunması adına tüm süreçlerinizi mutlaka bir avukatın profesyonel hukuki desteği ile yürütmeniz tavsiye olunur.

Bu sayfadaki bilgiler genel bilgilendirme niteliğindedir; hak kaybı yaşamamak için dava süreçlerinizi mutlaka bir avukatla yürütünüz.